Tam Beslenme Nasıl Planlanır

Tam Beslenme
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
    Loading...

Tam Beslenme Nasıl Planlanır

Tam bir sağlık kazanmak istiyorsanız, seçeceğiniz besinler, modern beslenme biliminin ilkelerine uymalıdır. Sizin için normal beslenme, gerekli ölçüde protein, yağ, karbonhidrat, maden ve vitaminler bulunduran bilimsel açıdan üzerinde çalışılmış beslenme şeklidir. Bu soy beslenme, canlı bir düşünce, dinç bir beden ve uzun bir ömür kazandırır. Evet, yemeklerinizi düzenlemenizle görünüşünüz ve genç kalmanız arasında bile sıkı bir bağlantı vardır.

 

Doğru Beslenme için Proteinler Önemlidir

Beslenme alışkanlığımızın nasıl olacağını belirlerken öncelikle üzerinde durmamız gereken konu beslenme de proteinlerin önemdir. Bununla birlikte seçeceğimiz yiyeceklerdeki protein miktarı da önem kazanmaktadır. Protein Yunancadan bilimsel literatüre kazandırılmış bir kelimedir ve anlamı “önce gelen” olarak bilinir. Minerallere de baktığımız zaman protein hepsinden daha önemlidir.

Proteinler bedenimizin temel bileşenleridir ve tüm dokularımızda, iç organlarımızda belirleyicidir. Deri, tırnak, saçlar ve tüm organlar protein sentezinden meydana gelmişlerdir. Yiyecekler sayesinde düzenli protein alanlarda deri, iç organlar, saçlar tırnaklar daha sağlıklı ve güçlü olurlar. Güçlü olmakla da kalmaz her hasarda normalinden daha hızlı yeniden iyileşme gösterirler.

 



 

Protein de kendi içerisinde iki türe ayrılmaktadır.

Birinci tür proteinler; Bu sınıftakiler, iç organlar ve diğer gerekli unsurların sağlığı için ana belirleyicilerdir. Bu sınıf proteinlerle beslenme önemlidir ve bunları; Böbrek, yürek, karaciğer, et, süt, yoğurt, peynir, yumurta sarısı ve hayvansal gıdalardan alabilirsiniz. Sakatat diye beğenilmeyen iç organlardaki protein miktarı, biftek, pirzola gibi daha gözde olan kaslı etlerde bulunandan çok daha fazladır.

İkinci tür proteinler; Bu türe baktığımızda hayvansal gıdalar yerine doğal gıdaların varlığını görüyoruz. Burada doğanın bir armağanı olarak, et bulamayan ya da sevmeyenlere protein sağlanabiliyor. Kuru bakliyatlar, buğday unu, çavdar gibi besinlerleler de protein alabilirsiniz. İnsanların gelişiminde ya da dokuların onarılması, yeniden yapılması gibi görevlerde tek başlarına çok etkili değildirler. Fakat bu tür proteinler birinci tür proteinlerle tüketildiklerinde sağlık açısından daha faydalı olurlar.

Veganlar ya da vejeteryanlar et yemedikleri için, yağlı tohumlar (badem, çekirdek, fındık, fıstık… gibi). Soya ve mantar türleri ile protein açısından zengin bitkisel gıdalarla da protein ihtiyaçlarını karşılayabilirler. Bu bitkisel gıdalarla birlikte yumurta, süt, yoğurt ve peynir gibi hayvansal gıdaları da tükettiklerinde protein açısından tam bir beslenme gerçekleştireceklerdir. Fakat hiçbir şekilde hayvansal gıdalar almayan ve tamamen bitkilerle beslenen veganlar protein bilgileri yönünden bilgisizlerdir. Bu gibi durumlarda kansızlık ve sürekli yorgunluk gibi rahatsızlıklar çekeceklerdir.

 

Tam Beslenme Nasıl Sağlanır

Tam Beslenme Nasıl Sağlanır

 

Proteinler Vücudun Dinç Kalmasını Sağlar

Protein tüm canlılarda olmazsa olmaz yapı taşlarıdır. Özellikle bebeklerde ve çocuklarda yeterli protein alımı önemlidir. Yeterli miktarda alınmadığı zaman, fiziksel büyüme yavaşlar, organlar yeterli verimlilikte işleyemez ve güçsüzleşir. Protein yeteri kadar alınmadığı zaman proteinden oluşan kas dokuları da zayıflar. Fiziksel olarak görünüm kötü bir hal alabilir.

Cildimiz ve derimiz protein ile daha sağlıklı ve daha canlı durur. Protein açısından yeterli beslenmiş bir cilt diğerlerine göre daha sıkı ve güçlü görünecektir. Aynı şekilde kasların yeterli proteini alması ile vücudun şekli daha dik daha sağlam bir görünüme kavuşur.

Birey, günlük ihtiyacı olan proteini beslenme amaçlı dışarıdan gıda olarak almaz ise, vücut bu proteini kas hücrelerinden alacaktır. Şayet vücut gerektiğinden fazla protein alacak olursa bu fazlalık vücutta yağa dönüştürülür. Proteinler vücuda enerji vermesi amacı tüketilemez. Enerji veren karbonhidratlardır ve enerji vermesi için fazladan alınan proteinler vücutta yağ moleküllerine dönüştürülecektir.

İç organlarımızın, cildimizin ve bedenimizin yeniden onarılması, güçlü ve dinç kalması görevlerinin yanında protein, kanda bulunan alyuvarların yapımında da kullanılırlar. Ayrıca hormonlar tarafından salgılanan içeriklerde, özünde proteinlerden meydana gelmektedir.

Enerji üretimi, besinlerin sindirimi, yeni dokuların yapımı ve onarımında iş gören tüm beden fermentlerinin de yapı taşları proteinlerdir. Yediğimiz proteinler, kan ya da dokuların asit ve baz dengesini korumalarında iş görürler. Kandaki proteinler, üriği toplamak ve dokulardaki artıkları dışarı atmakla da görevlidirler. Kan pıhtılaşmasını sağlayıp kanamayı durdurmada önemli iş görürler. Mikroplar ve zehirleriyle diğer zararlı organizmalara karşı savaşan antikorların yapısında da proteinler yer alırlar.

Bu sayısız görevlerin başarılmasını sağlayacak oranda protein alınmazsa, vücut yıpranmaya, hastalıklara ve erken ölüme terkedilmiştir.

Vücudumuzun dinç kalması için enerji üretimi görevinde, yediğimiz gıdalardaki besinlerin geri dönüştürülmesinde, dokuların onarılması ve yeniden yapılması işlemlerinde proteinler görevlidir. Gıda olarak aldığımız ve kan hücrelerinde bulunan proteinler, tüm doku ve kan hücrelerimizin asit – baz oranını sağlamakta yetkilidirler.

 

Protein Eksikliği Belirtileri Nelerdir?

Protein Eksikliğinin Fazla olmamakla birlikte yaşanması;

  • Anemi
  • Halsizlik
  • Kaslarda güçsüzleşme
  • Düşük tansiyon
  • Hastalıklarda geç iyileşme
  • Çocukluk döneminde gelişmenin azalması etkileri görülür.

 

Protein eksikliğinin gözle görülür ölçüde azalması sonucu:

  • El, kol ve gözlerde şişme
  • Aşırı halsizlik
  • Böbreklerde yorgunluğa bağlı ağrılar olur.

Proteinin kanı temizleme de ve gereksiz maddeleri dışarı atmada görevli olduğunu söylemiştik. Aşırı protein eksikliğinde vücut su toplar ve ürik asitle dışarı atılmadığı için birçok sorun görülebilir.

Birinci Dünya Savaşının ilk kısmından sonra Viyana’da, karın ve bacakları normalin iki katı şişmiş, binlerce kadın, erkek ve çocuk görüldü. Kızılhaç, bu aç insanlara günlük fasulyelerini dağıtmaya başladıktan sonra, şiş kısımlar yavaş yavaş kayboldu. Protein eksikliği daha çok kendisine ve gelişmekte olan yavrusuna yetecek protein almayan gebeliği ilerlemiş kadınlarda görülmektedir.

Beslenme düzenine dikkat eden insanlar bilirler ki, yedikleri gıdaların %10 ila %15 kadarı protein içermelidir. Bilimsel olarak bu oran değişmemişti ve değişmeyecektir. Bu oranın altına düşmekte üzerine çıkmak ta sağlık açısından faydalı değildir. Yapılan deneylerin sonucunda insanlarda halsizliğin ve yorgunluğun başlıca sebebi gerekenden az ya da fazla protein tüketimidir.

Dünya genelinde yapılan birçok insan ve hayvan deneyleri şunu gösteriyor: Hayvansal ürünlerden alınan proteinler bitkisel ürünlerden alınan proteinlere göre etkilidir. Yumurta sarısı, et ve iç organlar, süt ve süt ürünleri gibi gıdalar düzenli tüketilmelidir. Bu düzene uyan toplumlarda biyolojik ve ruhsal sağlık daha iyi durumdadır.

 

Beslenme Sırasında Besinler Nasıl Alınmalı?

Bazı insanlar, protein ve karbonhidratların birlikte yenmemesini söylerler. Philadelphia’daki Jefferson Tıp Kolejinde bu konuda araştırmalar yapıldı. Biri sağlıklı diğeri hastalıklı insanlardan iki topluluk kuruldu. Yalnız proteinli, sonra yalnız karbonhidratlı ve üçüncü kez de ikisinin karışımıyla bu iki insan topluluğu beslendi.

Besinler ayrı ayrı ya da karışık yense de midede kalma süreleri, sindirimin tamamlanması ve artıkların atılması işlemlerinde farklılık olmadığı anlaşıldı. Bütün besinleri karıştırıp yemenin zararlı olduğunu öne süren hiçbir bilimsel görüş kalmamış oldu. Doğa, bütün besinleri karıştırır. Sözgelimi insan için doğanın sunduğu ilk temel besin, “su, protein, yağ, karbonhidrat, mineraller ve vitaminler” karışımı olan anne sütüdür.

Bazı durumlarda bedenin protein gereksinimi artar. Hasta olunca yemeden içmeden kesilen insanda ısı ve enerji bedende depo edilen yağ ve proteinden sağlanır. Çok aç kalındığı durumlarda, ilkin önemsiz kasların proteinleri çalınır. Kan hücreleri, enzimler, hormonlar yapılması ve kalp, beyin, böbrek gibi organların çalışması için gerekli proteinler, kaslardan alınarak sağlanır. Ameliyat, kemik kırılması ve çeşitli nedenlerle dokunun onarılması gereken durumlarda günlük protein ihtiyacının arttığı bilimsel olarak doğrulanmıştır. Bu gibi durumlarda (doktor aksini söylemedikçe) yeterince birinci sınıf protein içeren beslenme şekli önerilir.